İstanbul Tıp Fakültesi

AKADEMİK
HİZMETLER
HASTALAR İÇİN
ÖĞRENCİLER
LİNKLER

TARİHÇE

Ülkemizde
Dermatoloji Tarihi

Kliniğin Tarihi
Prof. Dr. Ahmet Murat

Gülhane'nin Dermatolojiye Katkısı
GUREBA HASTANESİ TARİHÇESİ

Osman Yemni döneminde klinik çalışanları toplu halde 
(Kaynak:Adem Köşlü Arşivi)

Gureba Hastanesi'nde Faaliyet Göstermiş Olan İstanbul Tıp Fakültesi Klinikleri Deri Hastalıkları ve Frengi Kliniği

1923 den 1933'e kadar Darülfünun Tıp Fakültesinin Deri Hastalıkları kürsüsünün yönetimini üstlenmiş bulunan Müderris Dr. Hasan Reşat (Sığındım) Bey (1884-1971), Hasan Reşat Sığındım bir SSK toplantısında konuşurken 
(Kaynak:Adem Köşlü Arşivi)Üniversite Reformunda Kadro dışı bırakılmıştır. Kendisini 1950'li yıllarda yakından tanıma fırsatını bulduğum Dr.Hasan Reşat Bey zayıf, ufak tefek yapılı, son derece zeki ve gözleri ifade dolan bir insandı. İlerlemiş yaşına rağmen amatör öğrenme heyecanını yitirmemişti. Çok deneyimli bir cildiyeci olarak kendisinden herkes gibi ben de yararlanmaktaydım.

1933' de Deri Hastalıkları ve Frengi Kliniği Gureba Hastanesi'ndeki, 1 koğuş ve 1 laboratuvardan ibaret servisinde kürsünün yönetimi Ord. Prof. Dr. Hulusi Behçet Bey'e verilmişti. Klinikteki diğer öğretim üyesi Doç Dr. Cevat Kerim İncedayı idi. 1942 'de Dr. Cemal Pektaş da doçentlik sınavını vererek öğretim üyeliğine atanmıştır.

19 yıl Gureba Hastanesinde barınan bu klinik, 1952 yılında Çapa Hastanesindeki binasına taşınmıştır. Ord. Prof. Dr. Hulusi Behçet'in 1948 yılında vefatı üzerine kürsü başkanlığına 1949'da Ord. Prof. Dr. Cevat Kerim İncedayı atanmıştır. Cevat Kesim, Hulusi Behçet ve kliniğin diğer elamanları toplu halde 
(Kaynak:Adem Köşlü Arşivi)

1950 yılında doçent olan Dr. Osman Yemni Öğretim Üyesi Olarak kadroya girmiştir. Kliniğin daha sonraki yıllara ait öğretim üyelerine, Gureba konusu dışında olduğu için değinmiyorum .

Prof .Hulusi Behçet Bey'i öğrencilik yıllarımızda hiç görmedik. Kendisinin rahatsız ve raporlu olduğu söyleniyordu. Fakültenin 5. sınıfında iken Ord. Prof. Dr. Ph. Schwartz (1894- 1977) kendi kürsüsündeki dersaneye, Prof. Dr. Hasan Reşat Sığındım (1884-1971) ile birlikte Prof. Hulusi Behçet Bey'i getirerek bize tanıtmış ve "Bu büyük Türk bilginlerini tanımalısınız" demişti.

Hulusi Behçet Bey zayıf, sağlıksız görünümlü, oldukça esmer, sessiz ve son derece mütevazi bir zattı.

Cildiye stajı esnasında Prof. Cevat Kerim İncedayı Hocamızı yeni tanıdık. Bizlerle ilgilendi. Gözlerinin çevresi koyu esmer pigmante idi. Ağır ağır ve sanki muhatabına bir sır veriyormuş gibi adeta vısıltı şeklinde konuşurdu. Cemal Pektaş
(Kaynak:Adem Köşlü Arşivi)

Doç. Cemal Pektaş, staj dönemimizde ruhsal bir rahatsızlık geçirmekteydi ; kendisinden yararlanma fırsatını bulamadık. O sırada (1949'da, staj esnasında) başasistan olan Dr. Osman Yemni bize çok yardımcı oldu. Kırmızı yüzlü, ağabey tavırlı, candan bir insandı. Kendisini çok sevdirmişti. Stajyerler için kısa bir "Dermatoloji Notları" kitapçığı çıkarmıştı ; onu okuyarak sınava girdik.

Gureba Hastanesinde Deri Hastalıkları ve Frengi Kliniğinin bir laboratuarı vardı, dersaneye giden koridorun sağ başında idi. Laboratuarı 1935-45 yılları arasında, Almanya'dan getirilen, Doç. Dr. Bertha Ottenstein (1891-1956) yönetmiştir. Kendisi aynı zamanda Beyazıt'daki Fizyopatoloji Enstitüsünün laboratuarında da çalışmaktaydı. Hayati Kimya uzmanı ve aynı zamanda dermatolog idi. İstanbul'da kaldığı 10 yıl içinde gerek Cildiye, gerekse Fizyopatoloji kürsüsündeki eksperimentel araştırmalara katılmış ve toplam 14 yayında imzası çıkmıştır. Cildiye Kliniğinde Prof. H. Behçet ve Prof. C. K. İncedayı ile, Fizyopatoloji kürsüsünde Dr. Sati Eser ve Dr. Güzin Eser ile birlikte özellikle pemfigusun etyolojisi, derinin kimyasal yapısı ve kanda diyalizabl ve diyalizabl olmayan kalsiyumun mikrometotla tayini konularında çalışmalar yapmıştır. 1956'da vefatı üzerine Prof. C. K. İncadayı İstanbul Tıp Fakültesi Mecmuasının 1956 yılına ait 19'uncu sayısında " Prof. Dr. H. Ottenstein " başlığı altında bir anma yazısı yayımlamıştır. Rafet Büyükgökçesu
(Kaynak:Adem Köşlü Arşivi)

Laboratuar şefliğine daha sonra Dr. Nurinnisa Eralp gelmiştir. Staj dönemimizde laboratuarı, Bakteriolog Dr. Rafet Büyükgökçesu yönetmekteydi.

Klinik Direktörü Hulusi Behçet Bey dünya tıp çevrelerinde iyi tanınan bir hekimdi. 1889 İstanbul doğumludur. 1910'da hekim çıktı. 1914'de uzman olduktan sonra 1917'de Berlin'e gönderildi. 1920'de Gureba Hastanesi cildiye mütehassıslığına atandı. 1933'de Tıp Fakültesi Deri Hastalıkları ve Frengi Kliniğinin başına Profesör olarak getirildi. 1939'da Ord. Prof. oldu. Kongrelerde arpa uyuzlarının ve incir dermatitlerinin önemini ortaya koymuştu, Şark çıbanında "Çivi semptomu"nu tanımlamıştır. 1937 yılında "Bir virüsün sebep olduğu residivan aftoz ; göz, ve genital organ ülserasyonları" başlıklı yazısı Alman tıp dergisi Dermatologische Monatsschrift'de yayınlandı. Bunu önceleri

"Trisemptom Behçet" olarak bir antite morbid şeklinde duyurmuş, sonraları dünya dermatologları ile yaptığı tartışmalar sonucu bunun klasik kitaplara

"Morbus Behçet" olarak girmesini sağlamıştır. Bugün bu hastalık her yerde

"Behçet Hastalığı" olarak anılmakta ve üzerinde bir çok tıp merkezlerinde bilimsel araştırmalar yapılmıştır.

"Behçet" soyadı kendisine Atatürk tarafından, Dr. Hulusi Bey'in Behçet ismiyle dünya tıp literatüründe tanınmakta oluşu göz önünde tutularak, verilmiştir.

Dr. Talip Arba'ın girişimiyle Hulusi Behçet adına bir seri hatıra pulu bastırılmış ve dünyanın her yerine dağıtılmıştır.

Kurduğu "Deri ve Frengi Arşivi" adlı dergiyi 1934-1947 yılları arasında düzenli olarak yayımlamıştır. Kendisi dünyanın bir çok tıp derneklerinin üyesi veya kurucu üyesi bulunmaktaydı.

Yayınlanmış 5 adet kitabı ve çeşitli yabancı dillerde 59 dış ve 150 kadar iç yayın olmak üzere 209 makale ve araştırma yazısı vardır.

Hulusi Behçet Bey Hocamız, görevi esnasında, 1948 yılında 59 yaşında vefat etmiştir .

Prof. Dr. Suat Efe;
2 - 3 İstanbul 1996/ 1997
Yeni Tıp Tarihi Araştırmaları


  WEB MASTER: Mustafa Sütlaş - Bu sayfa en son 19/07/2005 Tarihinde yenilenmiştir.