![]() |
![]() |
|
|
|
![]() Prof.
Dr. Ahmet MURAT Türk tıbbında ilk
batılılaşma hareketleri modern anlamda 19.yüzyılın başlarında III. Selim zamanında başlar. 1805
yılında tersanede hekim ve cerrah yetiştirmek üzere “Spitalya”
denilen hastane kurulmuştur. Bu uygulama hastanesine 1806’da “Tıbhane” adı verilen teorik derslerin anlatıldığı tıp
okulunun eklenmesi ile modem anlamda ilk Askeri Tıp Fakültesi oluşmuştur. Bu tıphane ve Spitalya 25 Mayıs 1807’de
III. Selim’in Kabakçı Vak’ası ile tahttan indirilmesi
ve 14 Kasım 1808'de Alemdar Mustafapaşa Vak’ası sonucu faaliyetini kesmiştir. Bu binalar 1822'de
tamamen yanmıştır. Venedik'te tıp tahsili
yapan Hekimbaşı Mustafa Behçet Efendi, orduya hekim ve cerrah yetiştirmek üzere
modern bir tıbbiye kurulması gereğini Sultan II. Mahmud'a
önermiştir. Sultanın bu teklifi uygun bulması ile yurdumuzda ilk modern
üniversite olarak kabul edilen "Tıbhane-i Amire
ve Cerrahhane-i Amire" adı ile Şehzadebaşında 14 Mart 1827 'de açılmıştır. Dermatoloji branşı
müstakil olmadığından ilk dersler dahiliyeci Doç. Dr. Gallinici Bey tarafından verilmiştir. Okul 1839'da bu günkü
Galatasaray Lisesinin bulunduğu binaya taşınmıştır. Müdürlüğe Viyana'dan
getirilen Dr. K.A. Bernard okulu Fransızca eğitim
yapanı modem bir tıp fakültesi haline getirmiştir. Galatasaray'daki binanın
1848'de yanması üzerine tıbbiye Hasköy’e taşınmıştır. 1878 Aralık ayında
tıbbiye devletçe görülen lüzum üzerine Galatasaray'dan Sirkeci Garı’nın yanında
Büyük Taşkışla'ya (Gülhane kışlası) taşınmıştır. Deri ve Frengi ve KBB
klinikleri harap, perişan bir barakada yerleştirilmiş 40 yataklı bir koğuş idi.
Bu esnada yeni bilgilere kavuşmaları için Almanya ve Fransa'ya öğretim üyeleri
gönderilmiştir. Bunların arasında Celal Muhtar da vardı. Askeri tıbbiyede Gallinici bey’den sonra dermatoloji derslerini Bahriyeli
Göz Hekimi İlyas Mater Efendi sürdürmüştür. Daha
sonra 1891 yılında Fizyoloji hocası Hüseyin Hulki Bey Dermatoloji ve Veneroloji
kürsüsüne atanmıştır. Hüseyin Hulki Bey 1892'de Viyana'da 2. Uluslararası
Dermatoloji Kongresine "Sifilizde Civa Tedavisi" hakkında bir bildiri ile iştirak
etmiştir. 19. asrın
sonlarında Türkiye'de yaygın bulunan Frengi ile mücadelenin gerekliliği, ordu
da görevli von der Goltz
Paşa tarafından Sultan II.Abdülhamit'e beyan edilmesi üzerine, Almanya'dan
Prof. Unna kanalı ile bir dermatolog önerilmesi
istenmiştir. Alman makamlarının Dr. Ernest von During'i önermeleri üzerine adı geçen hekim Türkiye'ye
gelmiştir. Ernest von During (1858-1944) 1899'da
dermatoloji hocası olarak “profesör” titri ile Anadolu'da frengi taramalarına başlamıştır. During'in
yanında Hüseyin Hulki, Menahem Hodara,
Celal Muhtar gibi isimler yetişmiştir. 1898'de tıp
okullarının yeniden düzenlenmesi ve niteliklerinin yükseltilmesi amacıyla Prof.
Dr. Robert Rieder ve Dr. Georg
Deycke Almanya'dan İstanbul'a çağrılmıştır. İşte
Askeri Tıp Fakültesi modem anlamda 1898'yılında Prof. Dr. Robert Rieder ve yardımcısı Dr. Georg Deycke tarafından “Gülhane Askeri Tıp Akademisi” adıyla
kurulmuştur. Alman hocalar, Fransız kültürü ile yetişmiş olan İstanbul'daki tıp
hocalarının büyük tepkisi ile karşılaşmışlardır. Bunun üzerine Rieder ayrı bir hastane kurulmasını istemiştir. Sarayburnu’ndaki
Gülhane Askeri Rüştiye binasında kısa sürede “Gülhane Seririyatı”
adıyla ikinci tıp uygulama okulu kuruldu. Rieder
baştabiplik görevi yanında cerrahi ve bu arada dermatoloji, Deycke
ise müdür yardımcılığı görevi yanında İç hastalıkları, cildiye dersleri vermekte
idi. Bu esnada Eşref Ruşen Bey İstanbul'a çağırılarak kendisinden istifade
edilmek üzere Gülhane'ye alınmış ve Cildiye ve Efrenciye
seririyatında görevlendirilmiştir. 1902 den itibaren
dermatoloji kurslarını ve polikliniğini Eşref Ruşen Bey idare etmiştir. Eşref Ruşen Ünaydın 1865 yılında Bosna'da doğdu. 1893 yılında Askeri
tıbbiyede hekim yüzbaşı olarak çıktıktan sonra Berlin'e gönderilmiş ve orada
Deri ve Zührevi Hastalıklar üzerine ihtisas yapmıştır. Eşref Ruşen muavinliğe
Dr. Talat Arif Bey'i seçmiştir. Eşref Ruşen'in "Frenginin Tecelliyatı Harikası" adlı iki vaka takdiminden ibaret
olan 70 sayfalık kuşe kağıtlı bir kitabı mevcuttur.
Eşref Ruşen bu göreve I. Dünya Savaşı’nın çıktığı 1914 yılına kadar devam
etmiştir. Savaş çıktığında Gülhane kadrosundaki hocalar ordu da çeşitli
görevlerde bulunmuşlardır. 1913 Balkan barışından sonra Gülhane kadrosunda
Müdür ve Baştabip Wieting Paşa, Müdür Yardımcısı ve
cilt muallimi Talat Arif Bey ve yardımcısı Hulusi Behçet Bey’dir. 1904 yılında Rieder Haydarpaşa'daki yeni tıbbiye inşaatını gezerken düşüp
sakatlanması üzerine Almanya'ya dönmüş yerine Deycke
getirilmiştir. Deycke 1907'de kendi isteği ile
Almanya'ya dönmüştür. Bunun Üzerine 1902'den beri Rieder
Paşa'nın yardımcısı olarak çalışmakta olan Ju1iuz Wieting
1907'de Gülhaııe Müdürlüğü’ne getirilmiştir. 1909'da
askeri ve sivil tıp okullarının Haydarpaşa'daki yeni binaya taşınarak “Tıp Fakültesi”
adı altında birleştirilmesi üzerine Gülhane'nin önde gelen öğretim üyeleri yeni
fakülteye atanmışlardır. Bunun üzerine Wieting
Harbiye Nezaretine başvurarak Gülhane'nin Tıp Fakültesinden ayrılmasını, Asker
Hekim yetiştiren bağımsız bir okul durumuna gelmesini sağlamıştır. Wieting 13 Kasım 1908'de “Gülhane Müsamere-i
Tıbbiyesi” adı verilen bilimsel toplantıları başlatmıştır. Diğer hastaneler de
bu bilimsel toplantıları örnek alarak aynı girişimde bulunmuşlardır. Aynı zamanda
Gülhane'de sivil hasta kabulü ile bazı ecza ve malzemelerin üretilmesine
geçilmiştir. Haydarpaşa'da
sivil ve askeri tıp okullarının birleştirilmesi sonucu oluşan tıp fakültesinde
dermatolojinin başına Celal Muhtar Bey getirilmiştir. Celal Muhtar Paris'de St. Louis hastanesinde Fournier,
Vidal, Darier gibi
hocaların yanında 4 sene çalışmış ve 1901 yılında yurduna dönmüştür. Dermatoloji
Kliniğinde hocalığa başlayan Celal Muhtar, During'in memleketine
dönmesinden sonra klinik direktörlüğüne getirilmiştir. Yanında değerli dermatologlar
yetiştirmiştir. Celal Muhtar Bey'in yanında Hasan Reşat ve Hüseyinzade
Ali Bey'ler poliklinik yapmışlardır. Özellikle frengi ile yakından ilgilenmiş
ve yerli ve yabancı birçok dergide çalışmalarını yayınlamıştır. El ve ayak trikofisisinin bir formu tıp literatürüne
“Celalettin Muhtar hastalığı” adı ile geçmiştir. Eşref Ruşen'in
yanında uzun seneler muavinliğini yapan Ta]at Çamlı,
Eşref Ruşen'den sonra cildiyenin başkanlığını yapmıştır. Talat Arif Çamlı
1876'da Üsküdar'da doğmuştur. 1895'te Demirkapı'daki Askeri Tıbbiye'ye girmiş
ve 1900 'de Yüzbaşı rütbesi ile mezun olmuştur. 1 sene Gülhane Seririyatı Cildiye Efrenciye,
bevliye ve fiziko terapi
servislerinde staj yaptıktan sonra asistan, başasistan olmuş ve sertabib muavinliği görevini almıştır. Decyke,
Wieting paşalar ve Selling
Bey zamanında Gülhane Sertabib ve Müdür muavinliği ve
cildiye uzmanlığı yapmıştır. Wieting 1915’de Almanya'ya dönmüş hastanenin başına Selling getirilmiştir. 1918'de Mondros Müterakesi üzerine Selling
Almanya'ya dönmüş hastane müdürlüğüne Süleyman Numan Paşa getirilmiştir. Ancak
İngiliz'lerin Paşayı sürgüne göndermeleri üzerine Gülhane'nin başına Talat Arif
ve müteakiben Tevfik Salim (Sağlam) getirilmişlerdir. Aralık 1918'de Gülhane'nin
Fransızlar tarafından ihtiyaç gösterilerek işgal edilmesi üzerine hastane Gümüşsuyu Askeri Hastanesi’ne taşınmıştır. İntaniye,
cildiye ve asabiye için bahçedeki üç baraka tahsis edilmiştir. Kurtuluş Savaşı’ndan
sonra 1923’te Gülhane, Sirkeci'deki eski binasına taşınmıştır. Cankurtaran'a
inen ve kışlaların üst kısmında bulunan 3. Blokta dört baraka dahiliye, cildiye, kulak ve nisaiye'ye ayrılmıştır. 1923 Ağustos'unda
Gülhane'den Cumhuriyet Ordusuna ilk atamalar yapılmıştır. Bunların arasında Ahmed Salim Selgil, Nusret Cansen, Server Vasfi Alko gibi
isimler yer almaktadır. Okul 1941 yılında
Ankara'da Cebeci Mevki
hastanesine taşınmıştır. Talat Çamlı uzun yıllar hocası Eşref Ruşen ile
çalıştıktan sonra Gülhane'nin 1921’de Gümüşsuyu'nda
yeniden kurulması üzerine mektep müdürlüğüne getirilmiştir. Bu mesaisi
esnasında Gülhane hastanesinde idari hizmetleri yanında çok sayıda değerli cilt
uzmanı yetiştirmiştir. 1934 yılında yaş haddinden emekli olan Talat Çamlı'nın yerine Burhanettin Urus
atanmıştır. Talat Bey'in Milli Mücadelede bulunduğu yıllarda kendisine Dr. Fahri
İzgi vekâlet etmiştir. Burhanettin Urus 1902 yılında İzmir'de doğmuş. Askeri
Tıbbiyeyi bitirdikten sonra Gülhane'de bir sene stajı müteakip cildiye ve efrenciye şubesine direktör Prof. Dr. Talat Çamlı'nın yanına asistan ayrılmıştır. İki sene baş
asistanlık yaparak uzmanlık ve müşavirlik sertifikaları almıştır. 1928'de
Berlin'de iki sene cilt ve tenasül hastalıkları kliniğinde Arnt
Blumenthal ve Gottron'un
yanında asistan olarak bulunmuştur. Almanya'dan sonra bir sene Paris'te St.Louis
Hastanesinde Gougeraud, Milian
ve Sabouraud'un yanında çalışmıştır. 1935 senesinde
Gülhane Askeri Tıp Akademisi cildiye ve efrenciye
şubesi profesörlüğüne seçilmiştir. 1949 yılında Ankara Üniversitesi Tıp
Fakültesi Deri ve TenasüI Hastalık]arı
Kliniği Profesörlüğüne getirilmiş ve 1951 sonbaharına kadar bu görevi de
deruhte etmiştir. 1951 yılında kendi isteği ile emekli olarak Haydarpaşa Numune
Hastanesine klinik şefliğine gelmiştir. Görevi esnasında çok sayıda değerli
uzman yetiştirmiştir. Gülhane'de cildiyenin başına Necmettin Gürhan
getirilmiştir. Necmettin Gürhan ]915'te İstanbul'da doğmuş 1935 yılında Askeri Tıbbiye Okuluna
girmiş, 1940 yılında İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun olmuştur. 1943 yılında Gü]hane Askeri Tıp Akademisi
Cildiye Kliniği’nde Burhanettin Urus'un yanına
asistan olarak girmiş, 1946 yılında uzman olmuş ve 1948 yılında Genel Kurmay
Sağlık Dairesi’nin emirleriyle iki yıl Amerika'da Walter
Reed Askeri Hastanesinde ve diğer bazı askeri
hastanelerde çalışmıştır. 1951 yılında yurda dönmüş ve 1976 yılında emekliliğine
kadar klinik şefliği, 1973-76’ya kadar Gülhane Askeri Tıp Akademisi ve Eğitim
Hastanesi komutanlığı yapmıştır. Necmettin Gürhan'dan sonra yerine Nüzhet Aras getirilmiştir. Nüzhet Aras ]934 yılında
İstanbul'da doğmuş ve Necmettin Gürhan Paşa'nın yanında, hocanın yetiştirdiği
değerli askeri dermatolog]ar arasında yer almıştır. 1996 yılında “General”
Rütbesi ile emekli
olmuştur. Türk hekimliğinin
gelişmesinde askerlerin büyük katkıları olmuştur. Asker bir millet olmanın
alışkanlığı ile yurtta, değişik atılımlarda, genellikle ordunun başı çekmesi
geleneği olduğundan, batılılaşma ve modern]eşmede
askerler daima başı çekmişlerdir. Bu husus idari mekanizmada ve sivil kurumlarda
göze çarptığı gibi, tıp alanında da belirgindir. İstanbul'da 1919 yılında "Emrazı Cildiye ve Efrenciye Cemiyeti" adı ile kurulan ilk cildiye derneğinin kurucuları arasında Ali Rıza Bey, Osman Nuri Bey, Hulusi Behçet Bey, Hasan Reşat Bey bulunmaktadır. Başkanlığa Menahem Hodara, ikinci başkan1ığa Şükrü Mehmet Bey getirilmiş, Ta]at Çamlı veznedar olarak görev almıştır. Dernek 5 sene faaliyetini sürdürmüş, bu arada 1920 yılında Türkçe ve Fransızca yayınlanan "Emrazı Cildiye ve Efrenciye Mecmuası"nı çıkarmıştır. Demek 1930 yılında "Deri ve Zührevi Hastalıkları Derneği" adıyla yeniden kurulmuş, kurucuları arasında, Talat Çamlı da yer almıştır. Dernek "Deri Hastalıkları ve Frengi Kliniği Arşivi" adlı dergiyi 1934 - 47 yılları arasında çıkarmıştır. Hulusi Behçet'in önderlik ettiği yayında, Hulusi Behçet'in ölümü üzerine yayından kalkan dergi, 1963 yılında "Deri Hastalıkları ve Frengi Arşivi" adıyla yeniden neşredilmiştir. Uluslararası dermatoloji kongrelerinin, 1889 yılında Paris'te yapılan ilk toplantısında, Türkiye'den Celal Muhtar ve Ali Rıza Atasoy temsilci olarak katılmışlardır. Her geçen gün gelişen tıp bilimine paralel olarak, dermatoloji sahasında da, sivil ve asker kanadın müşterek dayanışması sonucu, beklenen inkişaf sevindirici bir şekilde gözlenmektedir. Kaynaklar Ceyhun C.:
Prof. Dr. Eşref
Ruşen. Frengi, Doç. tezi, s.113 İzmir 1972. Köşklü A. : Türk
Dermatolojisinin 100 yıllık Gelişmesi. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dergisi Cilt
12, Temmuz l981 Özel Ek sayı Köşklü A. : Prof. Dr. Necmettin Gürhan.
Deri Hast. Frengi Arş. 16(2): 77,1982 . Murat A. :
Osmanlı Döneminden Günümüze Türkiye'de Dermatolojinin Gelişmesi. Acta Turcica Historia
Medicinae s.124-128 İstanbul
1996 Murat A. : Atatürk Döneminin Büyük Tıp Adamı Prof. Dr. Hulusi Behçet ve Dermatolojiye Katkıları. Acta Turcica Historia Medicinae s.68 - 71, İstanbul 1997 Öke N. : Prof. Dr. Burhan Remzi Urus. Deri Hast.
Frengi Arş. 3 (7) : 404. 407 1965 Özbay K.:Türk Asker Hekimliği
Tarihi ve Asker Hastaneleri Cilt: II Yörük
Basımevi İstanbul 1981 Turgut K.:
Prof. Dr. Talat Çamlı (Talat
Hoca). Deri Hasİ. Frengi Arş. 1(1): 4-5 1963 |
|||||||||
WEB MASTER: Mustafa Sütlaş - Bu sayfa en son 01/02/2005 Tarihinde yenilenmiştir.